Burada işin yarısı limanın, yarısı da senin keyfin gibi durur. Eski Mersin'in çarşı tarafında dolaşırken bir yandan vinçlerin sesini, bir yandan balıkçı barınağının kokusunu yakalarsın; sahilde yürürsen ticaretin bittiği yerde palmiyelerin başladığını görürsün. Çamlıbel'e doğru kayarsan akşamüstü kalabalığı seni içine alır, kararsızlığını kimse fark etmez. Nereye gideceğini hâlâ bilmiyorsan, dert etme — zarı at, gerisi kendiliğinden açılır.